İyi uygulama

Atığı Fırsata Dönüştürmek: Štip’ten Döngüsel Ekonomi Başarı Öyküsü

İlk olarak EU TACSO 3 tarafından 30 Nisan 2025 tarihinde yayımlandı (yeni bir sekmede açılır)

Models in outfits made from recycled textiles walk through an applauding audience at a fashion show

COVID-19 pandemisinin ardından, Kuzey Makedonya’nın tekstil sektörünün merkezi olan İştip (Štip) kenti, sessiz bir krizle karşı karşıya kaldı. Yerel tekstil sektöründe çalışanların %90’ından fazlasını kadınların oluşturduğu ve ülkede yılda üretilen 700 ton tekstil atığının %60’ından fazlasının İştip’ten kaynaklandığı kentte, iki acil sorun öne çıktı: kitlesel işsizlik ve giderek artan çevresel tahribat.

Küresel Çevre Fonu (GEF) ve Avrupa Birliği’nin finansman desteğiyle Yerel Toplum Kalkınma Vakfı (LCDF), İştip Üniversitesi Teknoloji Fakültesi ve yerel tekstil şirketleriyle iş birliği içinde, bu iki sorunu sürdürülebilir bir fırsata dönüştürmek amacıyla bir girişim başlattı. Küçük ölçekli bir geri dönüşüm projesi olarak başlayan bu girişim, zamanla döngüsel ekonomi, sosyal girişimcilik ve toplumsal dayanıklılık alanlarında öncü bir modele dönüştü.

LCDF Program Direktörü Boris Sharkovski, projenin çıkış noktasını şöyle açıklıyor:

“Amacımız yalnızca atıkları toplamak değil, onları dönüştürmekti. Kadınları ve gençleri güçlendirerek ve atık tekstil ürünlerinden kullanılabilir yeni ürünler üreterek sosyal inovasyonun yerel düzeyde başlayıp sürdürülebilir bir girişime dönüşebileceğini gösterdik.”

Yeni Bir Girişim Modelini Birlikte Dokumak

LCDF’nin girişimi, yalnızca atık miktarını azaltmayı değil, aynı zamanda insanların geçim kaynaklarını yeniden oluşturmalarını sağlamayı hedefledi. İştip Üniversitesi Tekstil ve Giyim Tasarımı Bölümü ile yakın iş birliği içinde çalışan ve önde gelen tekstil şirketlerinin bağışlarıyla desteklenen proje ekibi, biri üniversitede, diğeri LCDF bünyesinde olmak üzere iki eğitim merkezi kurdu. Bu merkezler, kumaş parçalama ve dikiş makineleriyle donatıldı.

Eğitimler, başlangıçtan itibaren uygulamalı olarak yürütüldü. Kadınlar ve gençler, üniversiteden mentorlar ve yerel zanaatkârlarla birlikte çalışarak kumaş artıklarını kesti, dikti, tasarladı ve işlevsel, estetik yeni ürünlere dönüştürdü. Zamanla atık kumaşlardan armut koltuklar, dekoratif yastıklar, evcil hayvan yatakları ve küçük oyuncak bebekler üretildi. Bu ürünler yalnızca satışa sunulacak eşyalar değil, aynı zamanda atıkların ekonomik fırsatlara dönüştürülebileceğinin somut örnekleriydi.

Eğitim süreci iki aşamada gerçekleştirildi. İlk aşamada, tekstil fabrikalarının kapanması nedeniyle işlerini kaybeden 20 kadına odaklanılarak ekonomik bağımsızlıklarını yeniden kazanmalarına ve onurlu bir yaşam sürdürmelerine destek olundu. İkinci aşamada ise üretim, işletmecilik ve sürdürülebilir tasarım alanlarında uygulamalı beceriler kazanmak isteyen 60’tan fazla genç programa katıldı.

Zaman içinde yaklaşık 100 kişi programdan yararlandı. Katılımcılar, inovasyonun, yaratıcılığın ve toplumsal dayanışmanın en zor dönemlerde bile yeni fırsatlar yaratabileceğini deneyimledi.

Proje, düzenlenen çeşitli kamuya açık etkinlikler aracılığıyla geniş bir kitleye ulaştı. Bu etkinliklerin en dikkat çekici olanı, dönüşümün simgesi hâline gelen bir defileydi. Tamamen geri dönüştürülmüş tekstil ürünlerinden hazırlanan kıyafetler ve aksesuarlar, hem yerel etkinliklerde hem de Üsküp Moda Haftası’nda sergilendi. Böylece yaratıcılık ile toplumsal duyarlılık bir araya getirildi.

Birçok katılımcı için kendi tasarımlarının podyumda sergilendiğini görmek, yalnızca gurur verici bir an değildi. Aynı zamanda topluma sunabilecekleri değerli katkılarının ve gurur duyabilecekleri başarılarının güçlü bir hatırlatıcısıydı.

“Asıl dönüşüm yalnızca ürettiğimiz ürünlerde değil, bu yolculuk sayesinde kendilerine yeni amaçlar, yeni beceriler ve yeni umutlar bulan kadınlarda ve gençlerde gerçekleşti.”

Yerel İnovasyondan Kalıcı Etkiye

Sivil toplum örgütleri, özel sektör ve akademi arasında kurulan iş birliği, yerel sorunların yenilikçi yaklaşımlar ve sektörler arası ortaklıklar aracılığıyla nasıl ele alınabileceğine dair güçlü bir örnek oluşturdu.

Proje, üniversite bünyesinde de kalıcı bir etki yarattı. Geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi ilkeleri, Teknoloji Fakültesinin eğitim müfredatına dâhil edildi. Böylece gelecek nesillerin üretim, atık yönetimi ve girişimcilik konularına farklı bir bakış açısıyla yaklaşmaları desteklendi.

Kuzey Makedonya’da sosyal girişimlere yönelik henüz kapsamlı bir yasal düzenleme bulunmamasına rağmen, İştip’te hayata geçirilen bu girişim, sosyal girişimciliğin yalnızca teorik bir kavram olmadığını, hem insanlara hem de çevreye fayda sağlayan, uygulanabilir bir model olabileceğini gösterdi.

Proje ayrıca benzer modellerin diğer kentlerde nasıl yaygınlaştırılabileceğine ilişkin tartışmaları da başlattı. Böylece küçük ölçekli girişimlerin bile daha geniş kapsamlı sistemsel dönüşümlerin önünü açabileceği ortaya konuldu.

Yeni Olasılıklarla Dokunan Bir Gelecek

Bugün üretim merkezi faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor. Küçük bir kadın ekibi, geri dönüştürülmüş tekstil ürünleri üretip satarak merkezin devamlılığını sağlıyor. Başkalarının atık olarak gördüğü malzemeler, bu kadınların ellerinde dayanıklılığın, yaratıcılığın ve değişimin hikâyesini taşıyan ürünlere dönüşüyor.

Bununla birlikte, önümüzde hâlâ çeşitli zorluklar bulunuyor. Çok sayıda genç eğitim almış olsa da henüz çok azı modeli bağımsız girişimlere dönüştürmek ve yaygınlaştırmak için liderlik rolü üstlenmiş durumda.

Daha güçlü pazarlama kanallarının oluşturulması, üretim kapasitesinin artırılması ve yerel toplumun girişimi daha fazla sahiplenmesinin sağlanması, öncelikli ihtiyaçlar arasında yer alıyor. Ayrıca daha fazla makineye, daha yüksek görünürlüğe ve belki de en önemlisi, bu vizyonu geleceğe taşıyacak yeni bir genç girişimci kuşağına ihtiyaç duyuluyor.

LCDF, karşılaşılan tüm bu zorluklara rağmen yeni girişimleri desteklemeye ve döngüsel ekonomi modelinin diğer yerel topluluklarda da yaygınlaştırılması için savunuculuk yürütmeye kararlılıkla devam ediyor.

İştip’te atıkları yeniden değerlendirmek ve insanların yaşamlarını yeniden kurmalarına yardımcı olmak gibi basit bir fikirle başlayan bu girişim, yaratıcılık, dayanıklılık ve iş birliği bir araya geldiğinde nelerin başarılabileceğinin güçlü bir örneğine dönüştü.

En küçük yerleşim yerlerinde bile büyük değişimler başlayabilir. Yeter ki vizyon, beceri ve umut bir araya gelsin ve geleceği birlikte dokusun.

Kaynak tacso.eu (yeni bir sekmede açılır)