İyi uygulama

BİRLİKTE Kurumsal Gelişim Modeli Aracılığıyla Sivil Toplumu Dönüştürmek

İlk olarak EU TACSO 3 tarafından 13 Temmuz 2025 tarihinde yayımlandı (yeni bir sekmede açılır)

Cover of the BİRLİKTE Organisational Development Model guidelines, with orange #birlikte badges

2017 yılından bu yana BİRLİKTE Programı, temel kurumsal destek, yapılandırılmış mentörlük ve kurumsal gelişime yönelik dönüştürücü bir modeli bir araya getiren özgün yaklaşımıyla Türkiye’deki sivil toplum örgütlerini (STÖ) güçlendirmektedir. Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği (STGM) tarafından Avrupa Birliği finansman desteğiyle geliştirilen BİRLİKTE Kurumsal Gelişim Modeli, STGM’nin yirmi yılı aşkın deneyimine dayanan ve sivil toplumun güçlendirilmesine yönelik stratejik bir yenilik sunan bir yaklaşımdır.

BİRLİKTE Kurumsal Gelişim Modeli ve Öz Değerlendirme Rehberi Nasıl Geliştirildi?

BİRLİKTE Kurumsal Gelişim Modeli, sürdürülebilir uygulamaları ve temel kurumsal bilgileri örgütlerin işleyişine entegre ederek sivil toplum örgütlerinin kurumsal kapasitelerini güçlendirmek amacıyla geliştirilmiş, yapılandırılmış ve kapsamlı bir çerçevedir. Model, STÖ’lerin insan hakları temelli yaklaşımı esas alan ve uluslararası iyi yönetişim standartlarıyla uyumlu, güçlü, işlevsel ve dayanıklı yönetim yapıları oluşturmalarını desteklemeyi amaçlamaktadır.

Model, STGM’nin Türkiye genelinde farklı alanlarda faaliyet gösteren çok sayıda STÖ ile yirmi yılı aşkın süredir yürüttüğü çalışmalar sonucunda edindiği örgütsel kapasite geliştirme deneyiminin bir ürünüdür. Modelin uygulaması, 2017 yılından bu yana seçilen STÖ’lere temel kurumsal finansman ve ihtiyaçlarına göre uyarlanmış mentörlük desteği sağlayan, AB tarafından finanse edilen Üçüncü Taraflara Mali Destek (FSTP) mekanizması kapsamındaki BİRLİKTE Programı aracılığıyla gerçekleştirilmektedir.

Modelin tasarımında EFQM ve ISO gibi uluslararası çerçevelerden yararlanılmış; TACSO, UNDP, Concern Worldwide ve MDF gibi aktörlerle yürütülen iş birlikleri ve STGM’nin kurum içi uzmanlığıyla bu çerçeve zenginleştirilmiştir. Modelin ayırt edici özelliklerinden biri, örgütleri birbirleriyle bağlantılı sistemler olarak ele alan sistem düşüncesi yaklaşımına verdiği önemdir. Bu yaklaşıma göre, stratejik, operasyonel veya insan kaynağıyla ilgili her bir bileşen diğerlerini etkilemektedir. Böylece STÖ’lerin kendi yapıları içindeki karşılıklı bağımlılıkları anlamaları ve güçlendirmeleri teşvik edilerek kurumsal bütünlük, uyum sağlama kapasitesi ve sürdürülebilirlik desteklenmektedir.

Model, hem mevcut durumu değerlendirmeye hem de gelişimi desteklemeye yönelik bir araç olarak işlev görmektedir. Mentörlerin ve programa katılan STÖ’lerin yapılandırılmış bir örgütsel değerlendirme ve kapasite geliştirme sürecinden geçmelerine rehberlik etmektedir. Modelin temel çıktılarından biri olan öz değerlendirme aracı, örgütlerin güçlü yönlerini ve gelişime açık alanlarını puanlama ve önceliklendirme yöntemiyle belirlemelerine yardımcı olmaktadır. Bu yapılandırılmış yaklaşım, hedeflerin belirlenmesini ve STÖ’lerin zaman içindeki ilerlemelerini sistematik olarak takip etmelerini sağlamaktadır.

İlk uygulama döneminde (2017–2020) STGM, programa katılan STÖ’lerle yakın iş birliği içinde çalışmış ve sahadan elde edilen değerli deneyimler doğrultusunda modelde çeşitli değişiklikler ve iyileştirmeler yapmıştır. Güncellenmiş sürümün uygulamaya alınmasından önce STGM, kendi yönetim kurulu ve çalışanlarının katılımıyla bir pilot öz değerlendirme gerçekleştirmiştir. Bu değerlendirmenin sonuçları, hem STGM’nin stratejik planlamasına katkı sağlamış hem de modelin geliştirilmesinde kullanılmıştır. Böylece model, yalnızca bir kontrol listesi olmaktan çıkarak esnek ve uygulamaya dönük bir çerçeveye dönüşmüştür.

Model, sürekli geri bildirim mekanizmaları aracılığıyla gelişmeye devam etmiştir. Son güncellemeler kapsamında gönüllü ve üyelik yönetimi, dijitalleşme ve güçlendirilmiş bir İzleme, Değerlendirme ve Öğrenme (MEL) çerçevesi gibi bileşenler eklenmiştir. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin ana akımlaştırılması, her bölümde yatay kesen bir tema olarak ele alınarak programın eşitlik ve kapsayıcılık konusundaki taahhüdü güçlendirilmiştir.

Uygulamayı desteklemek amacıyla STGM, kavramsal açıklamalarla pratik araçları bir araya getiren kapsamlı bir rehber geliştirmiştir. Rehber; modelin gelişim döngüsünü, temel ilkelerini ve yönetişim, stratejik planlama, üyelik, çalışanlar ve gönüllüler, iş birlikleri ve ortaklıklar, kaynak yönetimi, faaliyet alanı, iletişim ve dijitalleşme gibi temel yönetim alanlarını kapsamaktadır. İzleme, Değerlendirme ve Öğrenme bölümü ise elde edilen sonuçlardan ve paydaş geri bildirimlerinden beslenen, sürekli iyileştirmeyi esas alan öğrenme odaklı bir çerçeve sunmaktadır.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Ana akımlaştırılması Modele Nasıl Dâhil Edildi?

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin ana akımlaştırılması (GEM), tarihsel olarak kamu politikalarına ve makro düzeydeki planlama süreçlerine entegre edilen bir strateji olmakla birlikte, BİRLİKTE Programı aracılığıyla yeni ve etkili bir uygulama alanı bulmuştur. Programın ikinci uygulama döneminde toplumsal cinsiyet eşitliğinin ana akımlaştırılması öncelikli bir konu hâline gelmiş ve programlama ile uygulamanın tüm aşamalarına entegre edilmiştir. Bu yaklaşımın farklı alanlarda faaliyet gösteren 25 STÖ ile eş zamanlı olarak uygulanması, hem ölçeği hem de yöntemi açısından iddialı ve dönüştürücü bir girişim olmuştur.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin ana akımlaştırılması, bağımsız bir bileşen olarak ele alınmak yerine modelin tüm yönetim alanlarına entegre edilmiştir. Öz değerlendirme aracında toplumsal cinsiyet eşitliği; üyelik ve gönüllülük ilişkileri, karar alma süreçleri, stratejik planlama ve programların odak alanları gibi farklı boyutları etkileyen yatay kesen bir ilke olarak tanımlanmıştır. Bu yaklaşım, toplumsal cinsiyet eşitliğinin ana akımlaştırılmasını örgüt kültürünü ve işleyişini bütüncül biçimde dönüştüren bir unsur olarak konumlandırmıştır.

Öz değerlendirme sürecinden elde edilen bulgular, her örgütle gerçekleştirilen çevrim içi bireysel danışma toplantılarında ele alınmıştır. Bu değerlendirmeler doğrultusunda, örgütlerin ihtiyaçlarına göre uyarlanmış toplumsal cinsiyet eşitliği yol haritaları hazırlanmıştır. Süreç; yüz yüze ve çevrim içi atölyeler, saha ziyaretleri aracılığıyla akran öğrenmesi ve kolektif öğrenme için dinamik bir platform işlevi gören Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Ana akımlaştırma Girişimi'nin (GEMI) oluşturulmasıyla desteklenmiştir.

Programın sonunda, 24 örgütten 21’i toplumsal cinsiyet eşitliğinin ana akımlaştırılmasını kapsamlı biçimde sürdürme niyetini ifade ederken, iki örgüt bu yaklaşımı daha sınırlı ölçekte devam ettirmeyi taahhüt etmiştir. Feminist bilgi üretimi, örgüt içindeki toplumsal cinsiyet eşitliği savunucuları ve BİRLİKTE ekibinin derin uzmanlığı süreci kolaylaştıran başlıca unsurlar olmuştur. Sınırlı insan kaynağı ve personel değişimi gibi yapısal engeller çeşitli zorluklar yaratsa da STÖ’lerin büyük çoğunluğu toplumsal cinsiyet eşitliğinin ana akımlaştırılmasını kurumsal yapılarına entegre etmeyi başarmıştır.

Modelin Geliştirilmesi ve Uygulanması Sırasında Ne Tür Zorluklarla Karşılaşıldı?

İlkelere dayanan ancak aynı zamanda uygulamaya dönük bir modelin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesi, sahadaki aktörlerle kapsamlı bir diyalog kurulmasını ve modelin tekrar tekrar gözden geçirilmesini gerektirmiştir. Karşılaşılan başlıca zorluklar şunlardır:

  • Kaynak kısıtları: Zaman, finansman ve uzmanlık kaynakları çoğu zaman yetersiz kalmıştır. Güçlü kurumsal bağlılık ve mentörlerin kolaylaştırıcı rolü, bu zorlukların aşılmasında belirleyici olmuştur.
  • Katılım yorgunluğu: Kapsamlı öz değerlendirme süreçlerine alışık olmayan STÖ’ler için süreç zaman zaman yorucu ve zorlayıcı olmuştur. Mentörlerin erken aşamada sağladığı destek, tükenmişliğin önlenmesine yardımcı olmuştur.
  • Kurumsal kültürden kaynaklanan direnç: Sistem temelli düşünme yaklaşımına aşina olmayan STÖ’ler, başlangıçta süreci göz korkutucu bulabilmiştir. Puanlama çalışmaları bazı zorlayıcı gerçekleri ortaya çıkarsa da zaman içinde bunların açık ve yapıcı biçimde ele alınmasını sağlamıştır.
  • Bireysel ve kurumsal uygulamaların birbirine karıştırılması: Özellikle toplumsal cinsiyet eşitliğinin ana akımlaştırılması gibi alanlarda, bireysel farkındalık çoğu zaman kurumsal hazırlık düzeyiyle eş tutulmuştur. Zaman içinde örgütler, yapılandırılmış ve sistematik bir dönüşümün gerekliliğini daha iyi kavramıştır.
  • Personel değişimi: Çalışanların değişmesi, süreçlerin sürekliliğini olumsuz etkilemiştir. Ancak bilgi ve uygulamaların örgüt geneline yayılması, bu etkilerin azaltılmasına yardımcı olmuştur.

Örgütler, mentörler ve modelin kendisi arasında güven ilişkisinin kurulması büyük önem taşımıştır. Bu süreç, ortak bir dil geliştirilmesini, açık iletişimi ve ortak hedefler doğrultusunda uyum sağlanmasını gerektirmiştir. Mentörlerin kolaylaştırıcı rolü, örgütlerin karmaşık süreçleri yönetmelerine, uygulamaları netleştirmelerine ve gerçekçi hedefler belirlemelerine yardımcı olmuştur.

Model ve Rehber STÖ’lerin Örgütsel Sürdürülebilirliğine Nasıl Katkı Sağlıyor?

BİRLİKTE Programı, STÖ’lerin sürdürülebilirliğine iki temel alanda katkı sağlamaktadır:

  • Kurumsal sürdürülebilirlik: STÖ’ler ortak dijital dosyalama sistemleri, toplantı tutanakları ve değerlendirme araçları gibi kurumsal mekanizmalar geliştirmiştir. İzleme, Değerlendirme ve Öğrenme çerçevelerini kurumsal yapılarına entegre etmiş, yönetişim kapasitelerini geliştirmiş ve katılımcı mekanizmalarını güçlendirmiştir.
  • Finansal sürdürülebilirlik: Esnek bütçeleme uygulamaları, STÖ’lerin enflasyon gibi dışsal baskılara yanıt verebilmelerini sağlamıştır. Temel kurumsal finansman desteği ise örgütlerin harcamalarını stratejik hedefleriyle uyumlu hâle getirmelerine imkân tanımıştır.

Öz değerlendirme aracı, STÖ’lerin kendi iç dinamiklerini anlamalarını, karar alma süreçlerini desteklemelerini ve sürdürülebilirliği günlük işleyişlerinin bir parçası hâline getirmelerini sağlamıştır. Yazılı politika ve prosedürler, özellikle personel değişiminin yaşandığı dönemlerde kurumsal hafızanın korunmasına katkıda bulunmuştur. Şeffaflık, planlama sistemleri ve proaktif bir İzleme, Değerlendirme ve Öğrenme çerçevesi, örgütlerin operasyonel dayanıklılığını güçlendirmiştir.

Somut bir örnek olarak, programa katılan bir STÖ, geliştirdiği yeni kurumsal sistemler sayesinde kaynak geliştirme faaliyetlerine daha fazla zaman ayırabilmiş ve yeni ortaklıklar kurabilmiştir. Bu örnek, modelin örgütlerin stratejik kapasitelerini nasıl geliştirdiğini göstermektedir.

STGM, Modelin Geliştirilmesi Sürecinde Üçüncü Taraflara Mali Destek Uygulayıcısı Olarak Neler Öğrendi?

STGM, Üçüncü Taraflara Mali Destek (FSTP) uygulayıcısı olarak önemli deneyimler ve kazanımlar elde etmiştir:

  • Sürekli uyarlama: Geliştirilen her araç, öncelikle STGM bünyesinde pilot olarak uygulanmıştır. Elde edilen deneyimler hem kurum içi stratejilerin hem de modelin geliştirilmesine katkı sağlamıştır.
  • Kolaylaştırıcı mentörlük: Mentörler, otorite konumundaki kişiler değil, güvenilir rehberler olarak konumlandırılmıştır. Mentor Rehberi, empati, tarafsızlık ve gizlilik gibi temel değerleri tanımlamaktadır.
  • Ortak öğrenme: BİRLİKTE HUB ve Sivil Sesler Festivali gibi platformlar, akranlar arası deneyim paylaşımı ve kolektif öğrenme için fırsatlar yaratmıştır.
  • Toplumsal cinsiyet eşitliğinin etkili biçimde ana akımlaştırılması: Toplumsal cinsiyet eşitliğinin ana akımlaştırılması, mentörlerin toplumsal cinsiyet farkındalığına sahip olduğu ve sürecin ayrı bir çalışma alanı olarak ele alınmadığı durumlarda en başarılı sonuçları vermiştir.
  • Kurum içi ekip kültürü: STGM bünyesinde açıklık, çeşitlilik ve karşılıklı desteğe dayanan bir çalışma kültürü, yaratıcılığı, motivasyonu ve kolektif etkiyi güçlendirmiştir.

Mentörlük, her örgütün kendi koşullarına ve ihtiyaçlarına göre uyarlandığında en etkili sonuçları vermiştir. Açıkça tanımlanmış roller ve karşılıklı güven temelinde sunulan bire bir destek, STÖ’lerin özerkliklerini koruyarak kendi gelişim yollarını belirlemelerine yardımcı olmuştur.

BİRLİKTE Kurumsal Gelişim Modeli, yalnızca bir araç setinden çok daha fazlasıdır. Değerlere dayanan, katılımla güçlenen ve uygulamada etkisi kanıtlanmış bir değişim stratejisidir. Model, temel kurumsal finansman desteğinin yapılandırılmış kolaylaştırıcılık ve değişen koşullara uyarlanabilen bir çerçeveyle bir araya geldiğinde nasıl kalıcı bir dönüşüm yaratabileceğini göstermektedir.

STGM’nin ifade ettiği gibi:

“Örgütsel gelişim tek seferlik bir faaliyet değildir. Sürekli öz değerlendirme, ihtiyaç analizi ve iyileştirme sürecidir.”

Dayanıklı ve hak temelli bir sivil toplumu desteklemeyi amaçlayan donörler ve kalkınma alanındaki aktörler için BİRLİKTE, uygulamada işlerliği gösterilmiş bir model ve açık bir mesaj sunmaktadır: Değişim içeriden başlar ve sistematik olduğunda kalıcı hâle gelir.

Kaynak tacso.eu (yeni bir sekmede açılır)